MEHTAP ÖZKANLI

Sakarya Diyetisyen Randevu


Açlık durumunda insan yaşamını sürdürebilmesi için kendi dokularını yakarak enerji üretir. İnsan dokusunda enerji sağlayan öğeler yağ ve proteindir. Karbonhidrat çok az bulunur. Normal koşullarda ise günlük harcanan enerjinin en az %40'ı karbonhidrattan sağlanır.

Açlık durumunda insan yaşamını sürdürebilmesi için kendi dokularını yakarak enerji üretir. İnsan dokusunda enerji sağlayan öğeler yağ ve proteindir.  Karbonhidrat çok az bulunur. Normal koşullarda ise günlük harcanan enerjinin en az %40'ı karbonhidrattan sağlanır. Eskimolar gibi yaşamları hayvansal kaynaklara dayalı toplumlarda karbonhidrattan sağlanan enerji daha düşük, bitkisel besinlerle beslenenlerde daha yüksektir. Sağlıklı beslenmede günlük alınan enerjinin %25-35'inin yağdan, %50-60'ının karbonhidrattan ve %15'inin proteinden gelmesi önerilir.  Açlıkta yağ ve protein kullanıldığından, yağların yıkım ürünü olan 'keton cisimler' denilen moleküllerin miktarı da artar. Bu duruma 'ketoasidoz' denir. Organların düzenli çalışması için kanın asit ya da alkaliye dönüşmemesi, nötr kalması gerektiğinden  yaşam tehlikeye girer. Ketoasidoz durumu diyabet komasında da görülür. Diyabette, bedenimiz karbonhidratı kullanamadığından bu durum oluşur.  Bazı bireylerin hızlı zayflama için karbonhidratsız diyet uygulaması sonucunda da ketoasidoz oluşabilir.

Beynimiz enerji kaynağı olarak karbonhidratın temel birimi olan glukozu kullanır. Yetereli karbonhidrat alınmadığında ya da diyabette olduğu gibi karbonhidrat kullanılamadığında insanın beyin işlevleri yavaşlar. Bu durumda doku yıkımıyla yağdan ve proteinden glikoz üretimine yönelir. Bunların miktarı iyice azaldığında da ölüm kaçınılmazdır.

Çok düşük kalorili diyetler karaciğer ve böbrekler için de zararlıdır. Bedenin gerektiği enerji kaynağı dışarıdan alınamadığında, bedende birikmiş olan yağ kadar proteinler de yıkılır. Yağ ve karbonhidrattan farklı olarak proteinin yapısında azot da bulunur. Proteinin yapı taşı olan karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan amino asitler karaciğerde metabolize olur. Karbon, hidrojen ve oksijen bölümü yıkılarak enerjiye dönüşürken, azot bölümü üreye çevrilir ve kan dolaşımına girer. Çok protein yıkımı karaciğerin daha çok çalışmasını gerektirir. Aşırı yükle karşılaşan karaciğer zamanla yıpranır. Bu nedenle açlıkta olduğu kadar, aşırı protein alımı da karaciğeri yorar. Üre zararlı bir molekül olduğu için kan dolaşımıyla böbreklerden idrarla dışarı atılmak zorundadır. Aşırı protein yıkımı sonucu oluşan üreyi atmak için böbrekler aşırı çalışmak zorunda kalır ve zamanla yıpranır.

Bütün bu nedenlerden dolayı çok düşük kalorili, insanı açlığa mahkum eden diyetler yaşam için tehlikelidir. Aynı şey karbonhidratsız diyet için de söz konusudur. Diyetin enerji içeriği azaltılırken, enerji kaynağı olan karbonhidrat, yağ ve protein arasındaki dengeye de dikkat etmek gerekir.

 


Diğer Haberler

Arabacıalanı Mahallesi, Mehmet Akif Ersoy Caddesi
No:23/1 Ofis:101 Enver Şükür İş Merkezi (Serdivan AVM Karşısı) Serdivan/Sakarya

Telefon: 0264 502 33 44

info@mehtapozkanli.com.tr

© 2018 Mehtap Özkanlı | Tüm Hakları Saklıdır

Diyet, Diyetisyen, Sağlık, Zayıflama, Kilo Alma, Kilo verme, Diyabet, Sakarya Diyetisyen, Adapazarı Diyetisyen, Tıbbı Beslemne, Spor, Güzellik, Serdivan Diyetisyen